9/04/2017

guvenmemek...
guvenmeye calismak..
guvenip bir iliskiye baslamak...
devam ettirememek...
tekrar denemek...
hayal kirikligi yasamak..
hem de koca bir hayal kirikligi.. oyleki su saate kadar beni ayakta tutan uzuntuye donusturmesi..
yazik..


8/07/2017




uzaklardaki sese hoşçakal demek için aramak..
ama diyememek..
ve üstüne üstünde geçmişe dair güzel şeyler duymak..
güzel bir şekilde dile getirdi vedasını.. hatta benim yerime bile o konuşup vedalaştı..
veda demişken....
artık eskilerde yaşamak istemiyorum..
pişmanlıklarla yaşamak hiç istemiyorum..
bazı kişilere bazı olaylara bağlı kalmak istemiyorum..
bunun için küçük adımlar atarak bana biçilen ömürde bunlarsız yaşamak istiyorum..
tabiki de; kolay olmayacak; 5 yıldır babaannemi evinde ziyarete gitmeyişimin pişmanlığını atmak..
kolay olmayacak; 15 yıllık arkadaşlığın anılarla iyi yönlerini hatırlayarak vedalaşmak,
kolay olmayacak; şimdilerde uzakta olan uzaktaki sesten  25.10.2015 den bu yana biriken mesajları silmek..
kolay olmayacak; vücudumda biriken 9kilo yağı atmak..
kolay olmayacak; 26.01.2016 dan bu yana yaşadığımız hengameleri unutmaya çalışmak..

o kadar kolay olmayacak dedim ki, içimden dile getirip yazarken..
aklıma Sezen Aksu^' nun kolay olmayacak şarkısı geldi..
bunu dinlerkende aklıma uzaklardaki sesin 'Sezenli yıllarım' adlı yazıyı gönderdiği geldi..
işte anı'lar böyle bir şey.. birlikte paylaşınca artan, arttıkça güçlenen ilişkiler..
traji komik oldu://

neyse şimdiden düşüncesi bile ağır geldi...

uyu hatice uyu.. hem uyuyunca geçer demezler miydi her zaman..


8/03/2017

konuşamamak..
vedalaşamamak..
bir türlü hoşçakal diyememek içimde tutup büyüttüğüm uzaklardaki sese..
ne kadarda zormuş bir ilişki yaşamak.. ya da yanlış zamanda yaşamaya çalışmak..
bugüne kadar hep platonik yaşamıştım, ne kadarda basitti, görünce kalbinin hızlı hızlı atması, naber diyişine hoşçakal la cevap vermek...:) uzaktan bakışmak..
..ilk kez kendimi garip bir şekilde bir inat uğruna değişik ilişkinin içerisinde buldum derken, karşıma başkasının çıkması.. bir şekilde yakınlaşmamız..
ilk kez platonik değildi, sadece mesajlaşmak, bakışmanın dışında zaman geçirmek..aklına gelebilecek her şeyden zevk alarak konuşabilmek..
farklı duygulardı, ilk kez birine güvenmeyi denemiştim,bana göre bir erkeğe güvenmek aptallık gelirdi..ama denemeye değer biri olduğunu hissettim..zaman zaman beni küçük küçük yanıltsada..
tam ısınmaya başlamışken, mutlu olmaya başlamışken..araya saçma salak insanların girmesi, beni saçma sapan bir şekilde huzursuzlaştırması, kafamı karıştırması, araya giren ticari ilişkiler..
korkmam için ,uzaklaşmam için  o kadar neden vardıki.. derken depresyon..
ne zor günlerdi..
derken depresyondan çıkınca yaşananların güzel kayda değer anılarda kaldığını bilmek..
....evet konuşamamak
...... yazamamak..
kalakalmak..
evet benim için de 'bebek sahil' demek 'sen' diyememek gibi..


7/27/2017

dün ege yi görmeye gidiyordum, yolun üzerinde bir pastane gördüm, birseyler atıştırmak için durdum, pastanenin önünde kocaman park alanı var, ve iki tane çocuk bana el kol hareketleriyle gel abla gel diyordu...  çocukların suratına baktım, camı açtım sonra da, -siz bana yardım mı ettiniz şimdi? diye sordum.. -tabi abla yardımcı olmaya çalıştık dedi..sonra para istediler.. hiç huyum olmamasına rağmen, sırf gönülleri olsun diye  1er tl verdim fakat memnun olmadılar.. pastaneye girerken de abla açız dediler, sonra daha bi pişman oldum, hem para aldılar hem de yemek istediler..
neyse girdim içeri 3 pogaca aldım, biri bana ikisi onlara.. tam çıktım verecekken bir başkasından para istediklerini gördüm, o sırada elimde pogacalarla göz göze geldik, çocuklardan biri; -aa abi senin vermene gerek kalmadı abla bize almış dediler ve bana doğru geldiler..  ...
o sırada gereksiz yere kafamda kurguladığım o an da yaşadığım pişmanlıklara pişman oldum:/
sanki her zaman herkes kandıracak, yalan söyleyecek gibi düşünmelerime üzüldüm..
içimdeki insanlığın eksilmemesi ve de böyle güzel çocukların geleceğe ışık tutması diledim..
bu saat olmuş hala yüzümü gülümsetiyorlar,
hay siz yasayın emi, yaşarken de bozulmayın emi..

7/22/2017



bugün tam 19 gün oldu. nasıl duruyorsun sen öyle boğazında kocaman bir hortum varken, iyileşmen bir yana daha da hasta oluyorsun.. ateşin düşmüyor derken zatürre oldun.. hem zaten 10 ila 15 gün arası demişlerdi yoğun bakım için... yeter ama yeter babaanne, kalma oralarda daha, on dokuz gün oldu dile kolay..on dokuz koca gün...
ilk günlerde nasılda umutluyduk, seni uçak ambulansla getirdikleri gün havaalanında karşılamaya çalıştık, saçma olduğunu anlayınca hastaneye koştuk..sonra teker teker girmeye başladık yanına..
ne güzelde açıyordun gözlerini..en çok da abime, ona düşkünlüğünü bildiğim için ben de hep onunla girdim yanına..abim seslenince gözlerini açman sevgiyle basını bi bana bi abime dönmen.. ne kadar mutlu ediyordu bizi.. her girdiğimizde sürekli aynı şeyleri söyler olmuştuk, hadi babaanne gayret göster, hadi babaanne sen felci atlatmış birisin..sen çok inançlısın,inancını kaybetme iyi olacaksın, hepimiz aşağıda seni bekliyoruz. hatta en son girdiğimizde çok utanıyorum ama sana yalan söyledim babaanne.. hadi ayaga kalk ben evlenicem, ahdettim beni senden isteyecekler dediğimde, gözlerini hemen abime dikip doğru mu seçkin evladım der gibi bakman.. gözlerindeki mutluluk...
bu gibi tepkiler bizi o kadar mutlu ediyordu ki..
ne oldu da tepki vermez oldun...
bizi en zor günlerimizi yaşadığımız şu son günlerde böyle büyüksüz bırakman hiç adil değil.. hem de hiç değil.. hatta kocaman değil..
ne olur artık çık şu korkunç yerden ne olur.........

7/06/2017

merhaba içimdeki ben,
iyiki varsın..
korkularımı, heyecanlarımı seninle paylaşmak beni rahatlatıyor..
konu babaaannem.. en büyüğümüz,  atamız, memleketimiz, hükümet kadınımız vs..

senin gidişine daha hazır değilim, değiliz hatta..
daha ilk duyduğumuzda babam senin hakkında metanetli konuşmaya çalışsada dün hastenelik oldu üzüntüsünden.. herkes parçalandı.. kimi yollarda kimi köyde kimi hastane bahçesinde kimi de benim gibi uzaktan seni düşünmekte..

ne olur babaanne gitme, sen daha hiç hastanelik olmadınki, kötüleşmedinki, elden ayaktan düşmedinki, hem sen daha 5 ay önce koltukta oturmuş benim çeyizime patik örmüyordun mu, beni evlenmeye zorlamıyor muydun.. hem hem ben senin bayramınıda kutlayamamıştım..


gitme babaane gitme, ben seni her hafta arıyacağım, yanına geleceğim.. sabah  5 de kuşlara kış kışına uyanacağım..beraber bostan sulayacağız, dut toplayacağız..


gitme lütfen, hem sen gidersen büyüğümüz kalmazki..



6/22/2017

yemek yapmaya calismak vol 2!!
ilkinde benim icin ilk olan birine ilk kez yemek yapacaktim,
o kadar stresli ve o kadar gergindimdi.. o gunu hatirladikca neden o kadar stres yaptigimi cozemiyorum bir turlu.. yemekle aram hic yoktur, kim demis ben fettucini chicken yaparim diye!!
o kadar cok tavugun pismesine odaklanmisimki, kimse bana makarnalari kaynar suyun icine sal demedigi icin, ilk an'dan cuvallamistim.. cok traji komik bir olaydi, o zaman cok sinirlenmekle birlikte, sinirimi disariya vermemeye calismistim... simdi hatirladikca her seferinde  yuzumde kocaman bir tebessum yer aliyor.. neyse nerden nereye geldim gece dosya tararken...
efendime soyleyeyim, ikinci yemek yapisim komik ve stressiz gecti, tadida baya iyiydi..
ne demisler ilkler unutulmazmis, konu yemek dahi olsa;)
ben de; ilk makarnami ve tabi ilk sahsiyeti
ve ilk menemenimi unutmayacagim sanirim,
ikinci menemen olayinda gorusmek uzere🙈