2023/02/21
2023/02/14
çok mu çabuk normalleşiyorum(uz)..
gitmek istemek, gidememek, gitsen işe yaramayacağını düşünmek.. üstüne ordakilere yük olmak.. burda elinden geleni yapmaya çalışmak... çalışırken arka ekranda haber dinlemek, bazı haberlere sessizce ağlamak..
bir bisküviyi yemeyip cebinde tutan çaresiz baba... çocuklarımla paylaşacaktım, kimse çıkmadı..
enkazdan çıkan koca yürekli çocuk.. abi, babam evi bana emanet etmişti, cüzdanımı ve bakuganımı getirir msn, evimiz yıkıldı ev alırız o parayla..
enkazdan 150 saat sonra çıkan temiz kalpli emine ablamız.. beni özele götürmeyin ödeyemem..
deprem sırasında, kendi canını kurtarmak yerine koşa koşa çocukları toplayıp dışarı çıkarmaya çalışan güzel hemşiremiz...
....
uzaklardaki sesle tesadüf eseri konuşmaya başladıktan sonra, hatta depremden 4 gün sonra...hatay dayım demesi.. içimden bir şey koptu sanki.. utançla birlikte karışık duygular.. pek de güzel yapmış, organize bir şekilde, ilk günden oraya giderek yardım yapması, anlattıklarını sessizce ağlayarak dinlemem.. sağolsun, sayesinde küçük bir yardım yapmama rağmen kaç kere teşekkür etmesi.. benim koca yürekli kahramanım.. sesini sarılmak istediğim.......çok duygulandırdın beni çok..
....
2023/02/09
nasıl anlatılır nasıl parmaklar konuşturulur...
tarifi olmayan bir bir acı..
büyük enkazdan bu yana 71 saat olmuş... ben tam 4 kere işe geldim.. 3 kere eve gittim.. tek uyuyamıyorum, 12 yaşındaki yeğenim bana ebevyen oldu geceleri.. kaç öğün yedim bilmiyorum.. bu insanlar nasıl dayanıyor.. az önce göçük altından bir anne ve iki çocuğu kurtarıldı..o anne 71 saat boyunca çocuklarına neler anlattı acaba..nasıl onlara teselli verebildi.şu yaşananları aklım almıyor.. ateş düştüğü yeri yakıyor..Allah yardımcıları olsun, akıl sağlıklarını korusun..
yakın arkadaşım kaan...ahhh kaan.. halasını, kuzenlerini ve arkadaşlarını kaybetti.
ne kadar soğukkanlı görünsende, gözlerindeki o tedirginlik, çaresizlik o şok hali..
Allah ım herkese yardım et..
2022/10/11
.....
uzaklardaki 2015 ten beri çok vaktimi aldı, sanırım bora hayatımdayken düşünmedim.. yıllardır biriken mesajlarını bora yla tanıştıktan sonra silmem, fotolarını hala saklıyor olmam... muhtemelen saf bir ilişki yaşadığım için bu kadar masum geldiğinden her şeyi tutuyor olmam... ama şuan anlıyorumki saf olan şey sadece 2015 de bıraktığımmış.. yenisi hiç de öyle değilmiş, öyle olmasını da beklememde kocaman bir hataymış zaten.
bu taslak olarak kalan bir yazıymış, devamı bugüne kısmetmiş....
şimdi yeni birini hayatıma almaya çalışmadan hemen önce vedalarımdan birini gerçekleştirdim.. en sessizini ve en kırgınınından, umarım bu sonuncusudur....
........
biriyle tanışmaya gitmeden önce ilk kez olumsuz düşünmeden hatta neden iyi geçmesinki, geçmemesi için bir sebep yok diye düşünerek hareket ettim..
ve bu bana çok iyi geldi.
ama sanırım bir ilişkiye başlamayı beceremiyorum, karşımdaki de bu konuda beceriksiz ise devamını getiremiyorum... umarım şimdi başarılı olurum,
bana şans dile sevgili günlüğüm..
2022/09/17
işte yazacaksan sonradan o ilk mesajı da atmaman lazım ama neyse....
şuan göz yaşları içinde düşününce; ne kadarda onur kırıcı bir cümle.. ne kadar ağır..
ben gerçekten böyle biri miydim? bu sözleri duyacak. bu sözleri hak edecek?
ne olmuş ilk aşkımsa, ne olmuş hayatı sorgulamaya başladığımda ona o kadar anlam yüklediysem..ne olmuş konuştuğumuz dialoglar gözümde sürekli canlanıyorsa.. son bir yıldır kafamın büyük bir bölümünü ona yorduysam.. hayır hayır ben bu kadar değersiz olamam..
yani kısaca; Can Yücelin de dediği gibi; karşınızdaki insan sizi hayatında nereye koyuyorsa, siz de onu tam olarak oraya koyun.... üle işte... Can abimiz özetlemiş durumu, denemeler başlasın...
2022/09/07
'gel gidelim yolları bana sorma.. ne bileyim...
gidelim buradan pusulam rüzgar..
kendimi yediğim yılları bana sor, var mı hevesin?
gidelim buralardan pusulam rüzgar.............'
dün melike şahin in konserine gittim, ne kadar hisli şarkıları vardı.. damar ya da dikine dikine kesmelik dedikleri bu olsa gerek.. her seferinde bu kafalara nasıl girmişimde yazmışım, nasıl bu kadar ağır duyguyla yüklüymüşüm....diyip diyip durdu..
ki bizi yaşadıklarımız bugüne getirmiyor muydu?
yaş aldıkça; insan olgunlaşır diyorlar, tabiki vardır ilişkisi, ama asıl olan; insan yaşadıkça, deneyimledikçe bir şeyleri asıl o zaman olgunlaşıyor..
üle işte...saat kaç oldu, odaklanamıyorum işime, olsun bu da arada gerek...belki de artık çalışmak istemiyorumdur..
aslında uzaklaşacaksın.... çooook uzaklara gidip uzaklardan çalışacaksın...haftadada bir gelip toplayıp çıkacaksın iştenn.. ben bunu bir düşüneyim..
2022/09/05
eylül..........
sana çok şey yükledim..
babamın doktoru...
yıllar sonra dört duvarlı bir varlığa sahip olmak.. ve buna sevinememek..............
pandemiden sonra salon sporuna başlamak.. hem de hocadan özel ders ile..
işle ilgili sorumlulukları azaltmaya devam etmek...
yeni mottalar üzerinden gitmek; değer gördüğün yerde kal... gibi
tam bu sebepledirki; uzaklardakinden uzaklaşmak....gibi... ve de arkadaş, akraba temizliği..
uzunncaaaaa hatta yıllar sonra hayaller kurmak...
kısa vadedekiler; haftanın iki günü yüzüp iki günü hocayla spor yapmak...
motor ehliyeti almak, hatta iki gün sonra kayıt oluyorum bak..
insanlara haddini bildirmek...
babamın dr işleri bittikten sonra; ayvalıkta deniz kenarında 10-15 günlüğüne bir ev kiralamak ya da yakın arkadaşımla karavan kiralayıp koy koy gezerek, uzaktan çalışarak uzaklaşmak...
arkadaşlarımın tavsiye ettiği insanlarla görüşmek..
uzun vadedekiler; üzerine düşünüp yazacağım..
2022/03/15
2022/03/11
2022/03/04
selam uzaklardaki..
ben kısacık zamanda sana çok şey yüklediğimi farkettiğimi anladım. eskileri hatırlamak, seninle sohbet muhabbet etmek iyi gelmişti. uzun zaman sonra ilk kez böyle heyecanlanmıştım. ama ben sanırım yanlış bir enerji aldım. bugüne kadar da defalarca çiçekle birlikte gönderdiğin notu okuyunca, sana ulaşmak için zorladım kendimi. umarım her şey yolundadır, belki zamana ihtiyacın vardır.. neyse dediğim gibi ben hatıramdaki u.. dokundum ve onu çok özlediğimi farkettim. kendine çok iyi bak, az migrenli, bol sağlıklı ve hoşça kal. hayat kısa, ben unutuyorum sen unutma.. sevgimle.....
evet ilk kez birine wh da, blogumda olduğum gibi açılmıştım.. evet yeni yaşımla birlikte 2022 kararlarımdan biri de duygularımı daha açıkca dile getirmekti...ve bunu değerli bulduğum insanlarda uygulamaya başlayacaktım..
ilki benim için çok değerli olan çook eski ve benim icin her zaman hayatimin bir kosesinde olan biri icindi….
tüm çıplaklığımla duygularımı mesaj kutusuna yazıp göndermiştim.. evet aşırı hafiflemiştim hem mental olarak hem beden olarak...
sonu hüsrandı..
ve sonuçç, sonuç ne mi, koca bir HİÇÇÇÇÇÇ......
olsun belki şuanda çok değişti, yıllar onu çok değiştirdi.. hatıramdakine yazmıştım ben...
ben kendi hayallerimdekine yazmıştım...
hayalimde o; o kadar değerliki....
işte öyle bir şey..
2022/02/22
bazıları hayatı doya doya yaşamaya
bazıları birilerinin kölesi olmaya
bazıları ana karakterlerin yanında yan oyuncu olmaya
bazıları onu bile olamayıp konuk oyuncu olmaya birilerinin hayatında
bazıları ise sadece çalışmaya
bazıları doğup,iş sahibi olup, evlenip çoluk çocuğa karışmaya, ve mutlak sonu beklemeye
bazıları sadece miadını doldurmaya
bazıları bazılarının hayatlarına destek olmaya
bazıları ise her duyguyu dipte yaşayarak bazılarının hislerine tercüman olmaya gelmiştir şu hayata..
Birhan Keskin gibi;
sana buraya bazı şeyler koyuyorum, yol boyunca aklında olsun. lazım olursa açar okursun, olmassa da olsun, bir zararı yok, burada dursun...
2021/12/29
bir koca yılı daha geride bırakmaya çok az kalmıştı. 2021 de bir önceki yıllar gibi; iyisini kötüsünü, çirkinini güzelini, kahkahasını ağlamasını bir arada barındıran klasik bir yıldı derken, son dakika değişikliğiyle kendimi güncellediğim, kendi duygularımı açıkça dile vurduğum bir yıl oldu.
meğer ne kadar güzel bir şeymiş duygularını gizlemeden saklamadan dile ya da parmaklara vurabilmek. bir anda bedenimle birlikte ruhumun 10 kg kadar hafiflediğini hissetmek ne müthiş bir hissiyatmış...
2020/12/21
evettt yıllar oldu seninle parmaklarımın kavuşmaması..
covid miydi beni buraya getiren, ya da onun sağladığı boşluk muydu .. boşluk muydu beni buraya getiren ya da gerçek anlamdaki ilk sevgilinin terkedişinin acısımıydı beni buraya getiren.. ya da;müşterinin whatsspp durumundaki blog muydu tekrar sana kavuşmamı sağlayan ya da ben miydim sana kavuşmak içi bahane bekleyen...ne önemi varki gelmiştim bir kere. selam vermeden gitmek ayıp oourdu sanki...
evet kalem arkadaşım,
yıllar geçti, ben çok şey yaşadım, kayıplar verdim maddi manevi, çok acıydı birçoğu...
ama bununla birlikte büyüdüm de.. zaten hep olgun biriydim ama içimdeki çocuğa asla dokunmazdım.., o da baya bir büyümek zorunda kaldı, ergenliği sert bir geçişle atlayarak gençliğine adım attı..hatta gerçek anlamda ilk sevgiliği bile deneyimledi.. valla bak, doğru söylüyorum..hatta bak birşeyler bile paylaşasım geldi..
eyy sevgili, sen hiç bilmeyeceksin burayı, hiç okumayacaksın ama yine de yazmak istiyorum.. ha şunu da söyleyeyim, kendini fazla bir şey sanma, seni bu kadar yücelten benim sana yerli yersiz duygularımı atfetmelerimdir.. oh bunu da dediğime göre rahat rahat yazabilirim.
güzel bir duyguydu seninle güne günaydın diyerek başlayıp, iyi geceler diyerek bitirmek..seninle gülmek, gezmek, dolaşmak, yemek yemek, çocukça ağzındaki kirazın çöpünü en uzağa fırlatma yarışı yapmak...güzeldi seninle öpüşmek, öpüşmeyi öğrenmek...güzeldi be.. daha aklıma gelmeyen bir sürü şey...
ama aynı zamanda gerekli gereksiz tartışmak, küsmek, en ağırıda küfür duymak..kötüydü be, hatta çok çirkindi.. keşke her şey yaşanıp bir sona gelindiğinde insanlarda güzel bir elvadayla kalabilse, çizgisinden ödün vermese, ama zor olan bu olsa gerek..ben zoru yapıyorum sevgili sevgilim,şuraya usulca sessiz bir ''elveda'' bırakıyorum.
mutlu,umutlu ve covidsiz kalman dileğiyle,
sessizıslık
2018/10/21
2018/03/01
az evvel km lerce uzaktaki arkadaşımla görüntülü konuştuk..
ne olduysa müzik mırıldanmaya başladık derken, pc den şarkıyı açtım..
bianda el kol hareketleriyle ritme ayak uydurmaya çalışırken, Duman çıktı karşıma
kendimi yatağın üzerinde kafamı sallayıp, zıplarken buldum..
tabi karşımdaki deli durur mu!
başladık çılgınlar gibi dans edip, zıplamaya..
gulmeye, geçmişteki anılara daldık gittik..
o kadar enerji dolmama rağmen, kamerayı kapatırken; tekrardan mesafeyi hissetmemle birer damla dökülüverir bu bedendeki gözlerden..
aaahhhh..
mesafeler..
biri gider amerikaya
biri gider göynük e
diğeri ise izmir e..
demekki ben de sevdiklerimle böyle sınacakmışım..
ne yapalım,
bir 'kader' kelimesi, yine yeniden,buraya böyle güzel yakışabilirdi..
2018/01/07
yoga yapmak..
ilk zamanlar zor geliyordu hatta çoğu zamanda komik..
başlarda mantra dinlerken kendimi tutamayıp kıkırdamalarım, sonralarında ise; kendim eşlik etmeye çalışmalarım..
ne güzel günlerdi.. bana katkıları çok oldu.. sadece bedenimle değil ruhuma dokunması..
çook teşekkür ediyorum burdan yogi hocama..
tekrar buluşmak üzere..
2017/12/17
2017/11/08
en ağırı, en acısıymış..
hasta yatağında üç ay bekledikten sonra hem de
canım babaannem, atamız, hükümet kadınımız, köyümüz, vatanımız, tek büyüğümüz..
geride kalan sağlarla ayakta duruyorsun,
ha bir de arkadaşlarınla, gerçek dostlarınla..
seni hergün soran Allahın ispanyoluyla..
hayat işte..
bir gün varız bir gün yokuz..
şu zor günlerden geçerken, kaan a destek olmaya çalışırken onun umursamaz davranışları beni çok etkiledi... içinde neler yaşıyordu acaba? ca...
-
nasıl anlatılır nasıl parmaklar konuşturulur... tarifi olmayan bir bir acı.. büyük enkazdan bu yana 71 saat olmuş... ben tam 4 kere işe gel...
-
karadayi.. ne kadar da degisik bir dizi.. icinde kucuk kucuk hikayelerle buyuk insanlarin hikayelerini birbirine bi sekilde baglayan guzel...
-
sorma ne haldeyım sorma kederdeyım sorma yangınlardayım zaman zaman sorma utanırım sorma soyleyemem sorma nobetlerdeyım basım duman............